Genitoüriner Kanserler

KANSER TÜRLERİ • HASTA BİLGİLENDİRME

Genitoüriner Kanserler

Prostat, mesane, böbrek ve testis kanserleri aynı anatomik sistem içerisinde yer alsalar da biyolojik özellikleri ve tedavi yaklaşımları birbirinden oldukça farklıdır. Modern tedavide hastalığın evresi, patolojik özellikleri ve moleküler yapısı birlikte değerlendirilir.

Genitoüriner kanserlerde cerrahi, radyoterapi, hormonal tedaviler, kemoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, antikor-ilaç konjugatları ve radyoligand tedaviler farklı hastalık gruplarında önemli roller üstlenmektedir. Tedavi yalnızca kanserin adına göre değil; hastalığın yaygınlığı, tümör biyolojisi, moleküler/genetik özellikler ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek planlanır.

Prostat Kanseri

Prostat kanseri nedir?

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanserlerden biridir. Hastalık birçok hastada yavaş seyredebilirken bazı tümörler daha agresif biyolojik davranış gösterebilir.

Bu nedenle prostat kanseri tanısı konduğunda yalnızca kanserin varlığı değil; PSA düzeyi, Gleason skoru / Grade Group, tümörün lokal yaygınlığı, lenf nodları, uzak metastazların varlığı, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir.

Her prostat kanseri hemen tedavi edilmeli midir?

Hayır. Düşük riskli ve sınırlı prostat kanserlerinin bir bölümünde aktif izlem güvenli bir seçenek olabilir.

Aktif izlem tedavisiz bırakmak anlamına gelmez. PSA ölçümleri, prostat görüntülemeleri, klinik değerlendirmeler ve gerektiğinde tekrar biyopsileriyle hastalık yakından takip edilir.

Amaç, tedavinin gerekli olmadığı hastalarda cerrahi veya radyoterapinin yan etkilerinden kaçınırken, hastalığın ilerlediği durumda küratif tedaviyi zamanında uygulamaktır.

Lokalize prostat kanseri

Lokalize hastalıkta tedavi seçenekleri hastanın risk grubuna göre değişir.

Aktif İzlem

Özellikle düşük riskli ve uygun hastalarda kanser düzenli kontrollerle takip edilebilir.

Radikal Prostatektomi

Cerrahiye uygun seçilmiş lokalize hastalarda küratif tedavi seçeneklerinden biridir.

Radyoterapi

Lokalize prostat kanserinde cerrahiye alternatif güçlü küratif tedavi yöntemlerinden biridir.

Radyoterapi + Hormonal Tedavi

Orta-yüksek riskli, yüksek riskli veya lokal ileri hastalıkta uygun süreli androjen baskılama tedavisi radyoterapiye eklenebilir.

Metastatik hormona duyarlı prostat kanseri

Prostat kanseri metastatik hale geldiğinde tedavinin temelini androjen baskılama tedavisi (ADT) oluşturur.

Ancak günümüzde çoğu metastatik hastada yalnızca ADT verilmesi yeterli kabul edilmez.

ADT'ye ek olarak abirateron, apalutamid, enzalutamid veya darolutamid gibi androjen reseptör yolunu hedefleyen tedaviler kullanılabilir.

Triplet tedavi nedir?

Özellikle hastalık yükü yüksek ve kemoterapiye uygun bazı hastalarda:

ADT + androjen reseptör yolak inhibitörü + docetaxel şeklinde üçlü, yani triplet tedavi uygulanabilir.

Örneğin ADT + darolutamid + docetaxel kombinasyonu uygun metastatik hormona duyarlı prostat kanseri hastalarında önemli tedavi seçeneklerinden biridir.

Hastalık yükü, metastazların yeri, hastanın performans durumu, yaşı, eşlik eden hastalıkları ve önceki tedavileri tedavi yoğunluğunu belirler.

HEDEFLİ RADYOLİGAND TEDAVİ

PSMA ve Lutesyum-177 PSMA Tedavisi

PSMA, prostat kanseri hücrelerinin önemli bir bölümünde yüksek düzeyde bulunan bir yüzey proteinidir.

PSMA PET görüntülemesi hem hastalığın yaygınlığını değerlendirmede hem de bazı hastalarda PSMA hedefli radyoligand tedavilere uygunluğu belirlemede kullanılabilir.

Lutesyum-177 PSMA (Pluvicto) metastatik kastrasyona dirençli prostat kanserinde önemli bir tedavi seçeneğidir. Tedavinin kullanım alanı son yıllarda daha erken basamaklara doğru genişlemektedir.

2026 yılında PSMA pozitif metastatik hormona duyarlı prostat kanserinde de androjen reseptör yolak inhibitörü ile birlikte kullanımına yönelik önemli bir FDA onayı gerçekleşmiştir.

Prostat Kanserinde Genetik ve Moleküler Testler

Özellikle metastatik prostat kanserinde moleküler ve kalıtsal genetik değerlendirmelerin önemi giderek artmaktadır.

BRCA1 / BRCA2 ve DNA Tamir Genleri

BRCA1, BRCA2 ve diğer homolog rekombinasyon tamir sistemi genlerindeki değişiklikler bazı hastalarda PARP inhibitörleri gibi hedefe yönelik tedavilerin kullanılmasına olanak sağlayabilir.

PTEN

PTEN kaybı PI3K/AKT yolunun aktive olmasına yol açabilir. PTEN-deficient prostat kanserinde AKT yolunu hedefleyen tedaviler giderek daha fazla klinik önem kazanmaktadır.

MSI-H / dMMR

Nadir görülmesine rağmen saptandığında immünoterapi açısından önemli bir biyobelirteçtir.

Kalıtsal Kanser Riski

Bazı genetik değişiklikler yalnızca hastanın tedavisini değil, aile bireylerinin kanser riskinin değerlendirilmesini de etkileyebilir.

Metastatik prostat kanserinde moleküler testler yalnızca akademik bilgi sağlamaz; uygun hastalarda doğrudan tedavi seçimini değiştirebilir.

Mesane Kanseri

Mesane kanseri nedir?

Mesane kanserlerinin büyük çoğunluğu ürotelyal karsinomdur.

Tedaviyi belirleyen en önemli ayrımlardan biri tümörün mesane kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığıdır.

Kasa İnvaze Olmayan Mesane Kanseri

Tümör mesanenin kas tabakasına ilerlememiştir. Tedavi çoğunlukla mesaneyi korumayı amaçlar.

Kasa İnvaze Mesane Kanseri

Tümör mesane kas tabakasına ilerlemiştir ve daha yoğun, multidisipliner tedavi gerekir.

Kasa invaze olmayan mesane kanseri

Tedavinin temelini genellikle mesanedeki tümörün endoskopik olarak çıkarılması, yani TUR-M oluşturur.

Tümörün evresi, derecesi, sayısı, büyüklüğü ve carcinoma in situ bulunup bulunmaması nüks ve ilerleme riskini belirler.

Düşük riskli hastalarda daha sınırlı tedaviler yeterli olabilirken, yüksek riskli hastalarda intravezikal BCG tedavisi önemli bir tedavi yaklaşımıdır.

Kasa invaze mesane kanseri

Kasa invaze mesane kanserinde yalnızca mesanedeki görünür tümörün çıkarılması yeterli değildir.

Cerrahiye uygun hastalarda uzun yıllardır temel yaklaşımlardan biri:

Sisplatin bazlı neoadjuvan kemoterapi → radikal sistektomi

Bununla birlikte son yıllarda immünoterapi ve antikor-ilaç konjugatlarının perioperatif tedaviye girmesi bu alanı önemli ölçüde değiştirmektedir.

ANTİKOR-İLAÇ KONJUGATI + İMMÜNOTERAPİ

Enfortumab Vedotin + Pembrolizumab

Enfortumab vedotin, mesane kanseri hücrelerinde sık bulunan Nectin-4 proteinini hedefleyen bir antikor-ilaç konjugatıdır.

Enfortumab vedotin + pembrolizumab kombinasyonu metastatik ürotelyal kanserde birinci basamak tedavinin en önemli seçeneklerinden biri haline gelmiştir.

2025-2026 döneminde bu kombinasyonun kasa invaze mesane kanserinde cerrahi öncesi ve sonrası, yani perioperatif kullanımı da önemli bir tedavi yaklaşımı haline gelmiştir.

Bu gelişmeler kasa invaze mesane kanserinde yalnızca klasik sisplatin bazlı kemoterapi paradigmasının ötesine geçildiğini göstermektedir.

Metastatik mesane kanseri

Metastatik ürotelyal kanser tedavisi son yıllarda çok hızlı değişmiştir.

Enfortumab vedotin + pembrolizumab, daha önce sistemik tedavi almamış lokal ileri veya metastatik ürotelyal kanserde güçlü bir birinci basamak tedavi standardıdır.

Platin bazlı kemoterapi, immünoterapi ve diğer sistemik tedaviler hastanın klinik durumuna ve önceki tedavilere göre halen önemli seçeneklerdir.

FGFR3 neden önemli?

Bazı ürotelyal kanserlerde FGFR3 genetik değişiklikleri bulunabilir.

Bu değişikliklerin saptandığı uygun ileri evre hastalarda erdafitinib gibi FGFR hedefli tedaviler kullanılabilir.

Metastatik ürotelyal kanserde moleküler profil, belirli hastalarda tedaviyi doğrudan değiştirebilir.

Böbrek Kanseri

Böbrek kanseri nedir?

Böbrek kanserlerinin en sık tipi renal hücreli karsinomdur (RCC).

En sık alt tipi clear cell renal cell carcinomadır. Bunun yanında papiller, kromofob ve daha nadir histolojik alt tipler bulunur ve tedavi yaklaşımları farklı olabilir.

Belirtiler

Böbrek kanseri günümüzde sıklıkla başka bir nedenle yapılan görüntülemeler sırasında tesadüfen saptanır.

İdrarda kan, yan veya bel ağrısı, karında kitle, kilo kaybı, halsizlik veya kansızlık görülebilir.

Lokalize böbrek kanseri

Lokalize böbrek kanserinin temel tedavisi cerrahidir.

Parsiyel Nefrektomi

Uygun tümörlerde yalnızca tümörlü bölüm çıkarılır ve mümkün olduğunca normal böbrek dokusu korunur.

Radikal Nefrektomi

Daha büyük veya anatomik olarak parsiyel cerrahiye uygun olmayan tümörlerde böbreğin tamamının çıkarılması gerekebilir.

Yaşlı, ek hastalıkları fazla olan veya küçük renal kitlesi bulunan bazı hastalarda aktif izlem de uygun bir seçenek olabilir.

Ameliyat sonrası tedavi

Yüksek nüks riski bulunan clear cell böbrek kanserinde ameliyat sonrasında sistemik tedavi bazı hastalarda nüks riskini azaltabilir.

Pembrolizumab, yüksek riskli seçilmiş hastalarda nefrektomi sonrasında kullanılan önemli adjuvan tedavilerden biridir.

HIF-2α HEDEFLİ TEDAVİ

Belzutifan

Belzutifan, HIF-2α yolunu hedefleyen yeni nesil hedefe yönelik bir tedavidir.

İleri clear cell renal hücreli kanserde daha önce immünoterapi ve VEGF hedefli tedavi almış uygun hastalarda önemli bir sonraki basamak seçeneğidir.

Ayrıca 2026 yılında belzutifan + pembrolizumab kombinasyonu, nefrektomi sonrası belirli yüksek riskli clear cell RCC hastalarında adjuvan tedavi alanına da girmiştir.

Metastatik böbrek kanseri

Metastatik clear cell renal hücreli kanserde klasik kemoterapinin rolü son derece sınırlıdır.

Modern tedavinin temelini iki ana strateji oluşturur:

İmmünoterapi + İmmünoterapi

Nivolumab + ipilimumab, özellikle uygun risk grubundaki hastalarda önemli bir birinci basamak seçeneğidir.

İmmünoterapi + VEGF-TKI

Pembrolizumab + axitinib, nivolumab + cabozantinib ve pembrolizumab + lenvatinib gibi kombinasyonlar metastatik clear cell RCC'nin temel tedavi seçenekleri arasındadır.

Tedavi seçiminde IMDC risk grubu, metastazların yeri, hastalığın ilerleme hızı, eşlik eden hastalıklar ve olası tedavi yan etkileri dikkate alınır.

Böbrek kanseri, klasik kemoterapinin değil; immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin ön planda olduğu tümörlerden biridir.

Testis Kanseri

Testis kanseri nedir?

Testis kanseri özellikle genç erişkin erkeklerde görülen bir kanserdir.

Ancak diğer birçok solid tümörden farklı olarak ileri ve metastatik hastalıkta bile yüksek oranda tedavi edilebilir ve kür sağlanabilir.

Testis kanseri, modern onkolojinin en yüksek kür oranlarının elde edildiği solid tümörlerden biridir.

Testis kanserinin temel tipleri

Seminoma

Genellikle daha yavaş seyirlidir ve sistemik tedaviye oldukça duyarlıdır.

Non-seminomatöz Germ Hücreli Tümör

Embriyonel karsinom, yolk sac tümörü, koryokarsinom ve teratom gibi farklı komponentler içerebilir. Tedavi yaklaşımı seminomadan farklı olabilir.

Tümör belirteçleri neden önemlidir?

Testis kanserinde AFP, beta-hCG ve LDH önemli tümör belirteçleridir.

Tanı, evreleme, prognostik sınıflandırma ve tedavi yanıtının izlenmesinde kullanılabilirler.

Saf seminoma AFP yükseltmez. AFP yüksekliği saptanırsa tümör non-seminomatöz komponent içeriyor kabul edilmelidir.

İlk tedavi nedir?

Testiste solid bir tümörden şüphelenildiğinde standart yaklaşım transskrotal biyopsi değildir.

Tanı ve ilk tedavi genellikle inguinal radikal orşiektomi ile yapılır. Operasyon öncesinde tümör belirteçlerinin ölçülmesi önemlidir.

Evre I hastalık

Evre I testis kanserinde birçok hasta yalnızca orşiektomiyle kür olabilir.

Seminoma ve non-seminomada risk özelliklerine göre aktif izlem veya adjuvan tedavi seçenekleri değerlendirilir.

Özellikle düşük riskli hastalarda gereksiz kemoterapiden kaçınmak amacıyla aktif izlem önemli bir stratejidir.

Metastatik testis kanseri

Metastatik germ hücreli tümörlerde tedavinin temelini sisplatin bazlı kombinasyon kemoterapisi oluşturur.

En sık kullanılan rejimlerden biri:

BEP: Bleomisin + Etoposid + Sisplatin

İyi riskli metastatik hastalıkta sıklıkla 3 kür BEP; bleomisinin uygun olmadığı hastalarda 4 kür EP kullanılabilir.

Orta ve kötü risk grubundaki hastalarda daha yoğun sistemik tedavi gerekebilir.

KÜRATİF TEDAVİ

Metastatik Testis Kanserinde Kür Mümkün Müdür?

Evet.

Testis germ hücreli tümörleri özellikle sisplatine son derece duyarlıdır. Bu nedenle yaygın metastatik hastalıkta bile tedavi çoğu zaman palyatif değil, küratif amaçla uygulanır.

Testis kanserinin diğer birçok metastatik solid tümörden en önemli farklarından biri budur.

Tedavi sonrası kalan kitleler

Kemoterapi sonrasında görüntülemelerde kitle kalması mutlaka canlı kanser olduğu anlamına gelmez.

Seminoma ve non-seminomada rezidüel kitlenin değerlendirilmesi birbirinden farklıdır.

Özellikle non-seminomatöz germ hücreli tümörlerde kemoterapi sonrası kalan kitle içerisinde nekroz, teratom veya canlı germ hücreli tümör bulunabilir.

Bu nedenle uygun hastalarda rezidüel kitlenin cerrahi olarak çıkarılması tedavinin önemli bir parçası olabilir.

Doğurganlığın korunması

Testis kanseri sıklıkla genç yaşta görüldüğünden fertilite konusu tanı anından itibaren düşünülmelidir.

Kemoterapi sperm üretimini geçici veya kalıcı olarak etkileyebilir.

Uygun hastalarda tedavi öncesinde sperm kriyoprezervasyonu görüşülmelidir.

Tedavi kişiye özeldir

Prostat, mesane, böbrek ve testis kanserleri tek bir hastalık grubu gibi değerlendirilmemelidir.

Tedavi planında hastalığın evresi, patolojik tipi, tümörün biyolojik özellikleri, moleküler/genetik değişiklikler, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu ile önceki tedaviler birlikte değerlendirilir.

Modern genitoüriner onkolojide cerrahi, radyoterapi, hormonal tedavi, kemoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler, antikor-ilaç konjugatları ve radyoligand tedaviler doğru hastada ve doğru sırayla kullanılmalıdır.

Bilimsel kaynaklar

NCCN Clinical Practice Guidelines in Oncology – Prostate Cancer, Bladder Cancer, Kidney Cancer ve Testicular Cancer

ESMO Clinical Practice Guidelines ve Living Guidelines – Genitourinary Cancers

ASCO Guidelines – Prostate, Urothelial, Renal Cell ve Germ Cell Tumors

PSMAddition – PSMA hedefli radyoligand tedavi

EV-302 / KEYNOTE-A39 ve perioperatif EV-pembrolizumab çalışmaları

KEYNOTE-564 – Adjuvan pembrolizumab, renal hücreli karsinom

LITESPARK çalışmaları – HIF-2α hedefli belzutifan

WHO / International Agency for Research on Cancer (IARC)

Tıbbi içerik ve bilimsel değerlendirme:
Doç. Dr. Cem Mirili – Tıbbi Onkoloji Uzmanı

Son güncelleme: Eylül 2026
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel tıbbi değerlendirme, tanı veya tedavi önerisinin yerini tutmaz.

İletişim Formu